3 Şub 2008

çok işim var(dı)

Uzun zamandır bloga birşeyler yazmaya hevesim yoktu. Bu yazıyı yazmamın amacı da son paragraftaki bağlantıyı paylaşmak. Bir de resimdeki çöp kutusu tasarımını paylaşmak istedim. Eğlenerek çöp atmanın değişik bir yolunu bulmuşlar gibi :) Resme tıklayarak özgün tanıtıma uçabilirsiniz.
Yakın zamanda işlerimin çok(!) olmasından ve zamanımın yetmemesinden dem vurmaktaydım. Genel bir şikayet modundaydım ve yoruldum. Hatta yaklaşık iki hafta önce de hasta olup 4 gün yattım. Çok ilginç olan hastalık deneyimimi de yazacaktım ki hevesim kaçtı.

Açıkçası içinde bulunduğum anda, bir önceki güne göre kendime veya çevreme olumlu ve pozitif bir şeyler katmadıysam (ya da bu katkıyı göremediysem), bu durumdan memnuniyetsizlik duyuyorum. Bu güzel bir şey gibi görünüyor. Fakat şu sıralar bu memnuniyetsizliği gidermeye yönelik eyleme geçemeyecek kadar yorgun hissetmekten de kendimi alıkoyamıyorum.

Ben böyle kendimle uğraşmakla meşgulken 6'ıncı sınıfta okuyan bir öğrencinin o kadar işinin arasında bir de başka şeylere nasıl vakit bulabildiğini ve hala çocuk kalabildiğini anlatan yazının Türkçe çevirisini okuyunca oldukça ibretlik buldum ve okumanızı tavsiye ederim. İsteyenler yazının İngilizce orjinaline buradan da ulaşabilirler.

25 Ara 2007

karlı dağlardaki sır

TRT tarafından hazırlanan Karlı Dağlardaki Sır adlı programı izlemenizi tavsiye ederim. Bu linkten de detaya ulaşabilirsiniz.

Dünya’da ilk kez TRT’de…

Tarihe yeni bir bakış açısı getirecek olan “Karlı Dağlardaki Sır” TRT’de ekrana geliyor. Orta Asya’da 10 bin kaya üzerindeki 100 bin resim, ilk kez TRT tarafından görüntülendi. Belgeselle birlikte Orta Asya’daki Saymalıtaş’ta yer alan resimler gün ışığına çıkıyor.

Yapımcılığını Servet Somuncuoğlu’nun üstlendiği program için Rusya, Moğolistan, Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Türkiye’de yapılan çalışmalarda incelemeler 138 gün, çekimler ise 93 gün sürdü. Tanrı Dağları’nın uzantısı olan Ala Dağlarda, 3 bin 500 rakımdaki Saymalıtaş’ta yer alan 10 bin kaya üzerindeki 100 bin kaya resmi, dünya televizyonları arasında ilk kez TRT tarafından görüntülendi ve böylece tarihin gizem dolu sırlarına ulaşılmaya çalışıldı.

Otuz ayrı alanın mukayeseli görüntü ve bilgilerinin yer aldığı yapım için kat edilen yollar ve ülkeler oldukça kabarık. Orhun Abideleri’nden başlayan araştırmalar Gobi Çölü’ne kadar uzanıyor. Binlerce yıllık bir süreçte meydana gelen bu alandaki kaya resimlerinde insanoğlunun sadece doğada gördüklerinin yanı sıra insan-tabiat ilişkisini anlatan resimlere de rastlamak mümkün. Kaya resimlerinde en çok dikkati çeken figürleri ise keçiler ve geyikler…

Yayın:
28.12.2007 02:05 / TRT2
28.12.2007 22:30 / TRT2
29.12.2007 07:25 / TRT2

Kısa tanıtım:

9 Ara 2007

Bir genç kızın iç dünyası ve sigara

Uzun zaman oldu ve bir sonraki yazım için de uzun zaman geçebilir. Şimdiden iyi bayramlar ve iyi yıllar diliyorum herkese. Bu arada 12 Aralık'ta blogum bir yaşına girmiş olacak :)

Bu yazımı sigara düşmanlığına (!) ayırdım. Hoşumuza gitmese de acı gerçekler aşağıda net bir şekilde görülüyor. Ben artık sigara içenlerin, içmeyenlerin sağlık haklarını hiçe sayarcasına her yerde tüttürmesine dayanamıyorum. Zaten sigara dumanına alerjisi olan biri olarak sigaralı ortamlar beni fevkalade rahatsız etmekte. Kibarca rica edilince genelde sigaralar söndürülmekte veya ortam havalandırılmakta ama neden rica etmek zorunda kalıyorum? Sigara içen kişi düşüncesiz mi?

Bir de üstüne dumanın tiksindirici kokusu sinmiş olarak dolaşanlar yok mu! Hiç mi farkında değiller acaba diye her seferinde düşünmeme neden oluyorlar.


(Resmi canavardan buldum)



Gençliğinize güveniyorsanız bilemem. Ama sigaranın bırakıldığı andan itibaren, bağımlılığın neden olduğu ölümcül etkilerden ve risklerden tamamen (%100) temizlenmek uzun sürüyor (yaklaşık 10 yıl) fakat bünye, ilk dört ayın sonunda belirgin etkilerden büyük oranda kurtuluyormuş.

Diyelim ki bırakmaya karar verdiniz, teknik destek alın. Kişisel çabalar garantili olmayabilir. Profesyonel yardım almak gerek. Hem şimdi elektronik sigara gibi teknolojik çözümler de çıktı.

Kazanılacak sağlığın yanında ödenen paralar da boşa gitmeyecek. Zaten 2-3 günde bir sigara almak için sürekli harcanan paranın haddi hesabı yok. Onu bu sefer, sağlık için harcamış olacaksınız ve öteki gibi sürekli değil, 1 defada çıkacak.

Sigara içmenin hazzını ve verdiği rahatlamayı bilmeyenlerin, kendilerini anlayamacağını düşünenleri de biliyorum. O zevkin karşılığında ödediğiniz ve ödettiğiniz bedelin farkında mısınız?

Sigaranın, en azından aktif hareketliliği büyük oranda kısıtladığını, merdivenleri çıkarken nefes nefese kalan yaşıtlarımdan biliyorum.

Neyse, anlayan anladı...

Sigarayı azimle bırakmış olanlara takdirlerimle sevgiler. Bir daha bulaşmamanızı dilerim.
Bırakmayı düşünen arkadaşlarıma da bir an önce uygulamaya geçin, bana da haber verin :) diyorum.

Bir tane de video:

6 Kas 2007

kablosuz hafıza kartı


Takıldığı herhangi bir cıhaza kablosuz (Wi-Fi) özelliği kazandıran SD kart çıkartmışlar... Newlaunches'da, ardından da Bildirgeç'te geçmişti bu haber.

Kablosuz bağlantı özelliği olan bir sayısal fotoğraf makinası işlerimizi çok kolaylaştırırdı herhalde. Neden mi? Şu andaki uygulamada çektiklerimizi bilgisayara aktarmak için ya makinayı bilgisayara bağlamak ya da hafıza kartını kart okuyucuya takıp resimleri almak gerekiyor. Bu kartı alıp kameranıza taktığınızda elinizde kablosuz özelliği olan bir kamera olacak!

"The Eye-Fi" kartı otomatik olarak ortamdaki kablosuz ağları buluyormuş ve kayıtlı olduğunuz ağdan, çektiğiniz fotoğrafı anında bilgisayarınıza aktarmaya başlıyormuş. "Çek, resim kendisi bilgisayarına gelsin!" Eğer etrafta bağlanılacak uygun bir ağ yoksa aynı zamanda 2 GB hafızası olan bu kart bildiğimiz SD kart olarak çalışıyormuş ve uygun bir ağ bulduğunda da hafızasındaki resimlerin aktarımını gerçekleştiriyormuş. Fiyatı da 100 Dolar civarındaymış.

Adamlar yapmışlar! Güzel düşünce...
Gerçekten de ben kendi çektğim resimleri bilgisayara aktarma konusunda oldukça üşengeç davranıyorum. Bu kendisi küçük ama marifeti büyük teknoloji, bu derdime derman olur gibi. Bakalım buralara geliş fiyatı nasıl olacak?

sıfır dediğimde

Bu film çok güzel bir yerli yapım olarak en yakın zamanda görülesi (izledim tabii ki).
Gerçek hayata uyanın!

Devamını da çekseler keşke...