24 Nis 2007

23 Nisan :)

Bayramımızı bütün dünya biliyor zaten, ek olarak aşağıdaki logo da güzel ve şık olmuş.23 Nisan'da www.google.com.tr sayfasında yukarıdaki logo vardı. Bu logo www.googlebizelogoyapsana.com sitesinde yayınlanan projenin sonuçlarından biriymiş...

21 Nis 2007

tak... tak... tak... (!)

Evden acele ile çıkmıştım. Koşar adımlarla metro istasyonuna doğru ilerlerken bir yandan öğrencilere vereceğim dersin planınını yapıyor, bir yandan da çiseleyen yağmurda ıslanmamak için saçakların altından gitmeye çalışıyordum. Yürüyen merdivenlerle metro istasyonuna indim.

İstasyonda benimle aynı yönde ilerleyen birisinin elindeki uzunca değnekten çıkan "tak... tak... tak..." sesleri, telaşımı ve kafamdaki düşünceleri birden unutturdu. Belli ki onun da acelesi vardı. Sırtındaki büyükçe çanta ve elindeki değneği ile neredeyse benim kadar hızlı adımlarla ilerliyordu. Biraz dikkatlice bakınca bu kişinin bir bayan ve aynı zamanda 'görme özürlü' biri olduğunu anladım. Kendi kendime "Acaba onun telaşı neden?" diye sordum. Belki de dünyayı hiç görmemişti. Özürlü haliyle tek başına ilelese de tavırları ve yürüyüş şekli onun, kendisine çok güvenen bir insan olduğu izlenimi uyandırıyordu insan üzerinde. Acaba acele bir işi mi vardı?

Bir an herşeyi unuttum. Sanki herşey ağır çekimdeymiş gibi hareket etmeye başladı. Onun değneğiyle sağını solunu kontrol ederek önüne çıkabilecek engelleri anlaması, kendine yol açması, belki de yaşama azminin bir göstergesi idi. Merdivenlere yaklaştığımızı hissettim. "Acaba merdivenlerden inerken kendisine yardım etsem mi?" diye düşünürken, o merdivenlerden inmeye başladı. Sanki dünya dümdüzdü ve karşısında hiç engel yoktu. Acaba, değneğinin ucunda onu yönlendiren bir şey mi vardı, ya da bu bayan şaka mı yapıyordu? Kafamdaki düşünceleri toparlamaya çalışırken, trenin durağa geldiğini farkettim.

Merakım beni bu bayanın yanına çekti ve onunla aynı kompartımana bindim. Oturduğu koltuğa iyice yerleştikten sonra, değneğini katlayıp hızlı bir şekilde çantasnın ön bölmesine koydu ve çantasının başka bir bölmesini açtı. Acaba çantasından walkman veya yiyecek-içecek bir şey mi çıkaracak diye düşünürken kalbimden ona acıdığımı hissettim. Dünyayı görmeyi kim bilir ne kadar çok istiyordu; ağaçlar, evler, araçlar, insanlar ve gözler... Görecek o kadar çok şey vardı ki...

O an için kendimi çok ayrıcalıklı hissettim. Göz, dünyaya açılan bir pencereydi ve ben onların kıymetini fazla bilmiyordum. Bayanın çantasından çıkardığı kalınca bir kitabın gözüme ilişmesiyle bu düşüncelerimden sıyrıldım. Görme özürlü biri kitap okuyacaktı! Derken sayfaları parmak uçlarıyla yoklaya yoklaya karıştırıp, bir yerde durdu. Herhalde aradığı sayfayı bulmuştu. Hemen sağ elinin işaret parmağı ile orta ve yüzük parmaklarını kabartmalar üzerinde gezdirmeye başladı.

Kitap okuyordu... Fakat o görmüyordu ki... Birkaç saniye daldım... Kitap okumak yalnızca görenlere has bir şey değil miydi? Anladım... Artık o gözleriyle değil; kalbiyle, duygularıyla, ruhuyla okuyordu... Ve kendimden utandım. Aylardır çantamda taşıdığım ve üç beş sayfası dışında pek okumadığım kitabım geldi aklıma ve yıllarca hiç kitap okumayanlar... Keşke onlar da, insanı düşündüren, hatta utandıran şu manzaraya şahit olsalardı.


Dünyada milyonlarda insan var... Ama okumak... Neden ben... Aniden kesik kesik düşüncelerimden sıyrıldım. Bir sayfayı okuyup bitirmiş ve diğer bir sayfaya geçmişti. Parmaklarını kabartmalar üzerinde ustaca gezdirmesinden, bu işe yatkın olduğu anlaşılıyordu. Demek ki yi bir okuyucu idi. Ama ne okuyabilirdi ki? Binlerce kitap, dergi ve gazetenin, görme özürlü olanlar için günlük, haftalık olarak hazırlanması mümkün değildi ki...

Anonsun uyarısıyla, ineceğim durağa geldiğimi anladım. Daha dört dakika geçmişti ve bu kadarcık sürede dahi kitap okumak çok önemliydi. Bana bu dersi veren görme özürlü o kadın da kitabını çantasına koydu, durakta inmeye hazırlanıyordu. Az sonra tren durdu. Önce onun inmesini bekledim. Değneği ile onca insanın arasından "tak... tak... tak..." sesleriyle ilerliyordu. Arkasından birkaç saniye baktım. Sanki değnekten çıkan o tak tak'lar beynimde oku... oku... oku... ve şükret diye yankılanıyordu.

Yeni bitirdiğim bir kitaptan yazdığım bu alıntının bir çok sitede de "dört dakika bile olsa okuyabilmek" başlığıyla yayınlanmış olduğunu yeni öğrendim.

sigara içenlere...

Videoda bir koroner bypass ameliyatının görüntüleri var.



Bu videoyu izledikten sonra yeterince ikna olursunuz herhalde.
Sigarayı bırakmaya karar verişinizi şimdiden kutluyorum.
Çok önemli ve hayatınız için dönüm noktası olacak bir karar vereceksiniz.
Herşey daha güzel olacak.

18 Nis 2007

kadınlarla empati

Kadınlara uygulanan olumsuzluklara farklı ve çarpıcı bir yaklaşım. Videoyu izleyin.




Link için Aysun'a teşekkürler

ikisi de aynı modelmiş


Yukarıdaki resimde her iki reklamda da aynı model poz vermekteymiş (ben benzetemedim ama). Can alıcı nokta ise reklamlardaki tezatlık:
Üstteki reklamda 'Çocuk obezitesini hafife almayın' gibi bir slogan var. Buraya kadar güzel gibi. Altta ise McDonald amcanın fastfood reklamı (muhtemelen çocuk menüsü)!

Paranın gözü kör olsun mu demeli yoksa profesyonellik mi demeli?

Resmin varlığını şuradan öğrendim.

5 Nis 2007

turkmucit tv

Sonunda bu da oldu. Türk mucitler aranıyor. Büyük Ödül: 100 000 YTL
Güzel bir gelişme... En azından artık bilmemnestar yarışmalarına alternatif var.
Umarım güzel gelişmelere önayak olur.

"Teknoloji harikaları peşinde değiliz."
"Hayatı kolaylaştıracak orijinal projeler, insanların satın alacağı işler arıyoruz."



http://www.turkmucit.tv/

Katılım koşulları ve Taahütname'de dikkatimi çeken maddeler:
BAŞVURU KOŞULLARI

1. Adayların Türk vatandaşı olması ve yarışma için gelirken yanlarında resimli kimlik belgesi getirmesi gerekmektedir.18 yaşın altındaki mucit adaylarının ailelerinden izin belgesini yanlarında mutlaka bulundurmaları gerekmektedir.
2. Mucit getirdiği icadının haklarına tam olarak sahip olmalıdır. Eğer icat bir grup tarafından getirildiyse ekipteki her kişinin icat üzerindeki hakları kesin ve eksiksiz olmalıdır. Takımlar aile, çocuklar ve arkadaşlardan oluşabilir. Her aday getirdiği icadın tek ve fikrinin yalnızca ona ait oluğuna inanmalı inandırmalı ve gerektiğinde bunu belgeleyebilmelidir. Ayrıca lisans sahibi olunsa bile eğer fikir olarak icat getiren kişiye ait değilse fikrin sahbinin de yarışmaya katılması gerekmektedir. Aksi bir durumda başvuru geçersiz olacaktır. Aynı şekilde fikrin sahibi olup belgeleme şansı yoksa seçilebilme şansı da olmayacaktır.
3. Takım halinde katılma durumunda takımın tüm üyelerinin fikir birliği şarttır. Her üye hazırlanacak sözleşmeyi ve taahhüt belgesini tek tek imzalamakla yükümlüdür.
4. İcatların yarışmaya başvuru tarihi öncesinde ve başvuru sırasında başka bir yerle bağlantısı, sözleşmesi (yazılı yada sözlü) olmamalıdır.
5. Her aday kendilerinden istenilen bilgileri eksiksiz olarak doldurmakla yükümlüdür. Sabıkaları olup olmadığı, iş geçmişleri gerekli bilgiler arasındadır.
6. Yapımcı her koşulda sebep belirtmeksizin yarışmacıları diskalifiye etme hakkına sahiptir. Ancak yarışmacılar sebep belirtmeden yarışmadan çekilemezler. Bu durumda cezai şartlar uygulanacaktır.
7.
Yapımcı yarışmacılar hakkında tanıtım reklam gibi görseller kullanabilir.
8. Programın final bölümüne kadar (final süreci de dahil) hiçbir yarışmacı veya ailesi başka radyo ve televizyonlarda programa katılamaz.
9. Yarışmacılar yarışma tarihinden itibaren 1 yıl boyunca başka bir benzeri programa katılamaz.

İCAT İÇİN GEREKLİ OLAN KOŞULLAR

1. İcatların yeni ve kullanılabilir olması.
2. Daha önceden benzeri bir ürünün piyasada olmaması
3. Ürünün detaylı bir şekilde başvuru formunda tanıtılması ve yarışma sırasında özelliklerinin başvuru formundakiyle aynı olması gerekmektedir.

UYARILAR

* İcatların içeriklerinde ilaç, tıbbı alet, bitki, yanıcı madde, kimyasal ürün, ulusal güvenliğe etki edebilecek ürünler olmamalıdır.
* Bilgisayar programları, bilişim yazılımları icat kapsamına girmemektedir.
*
Kullanışlı bir iş planı da icat kapsamına girebilir. Mutlaka elle tutulur fiziki bir icat beklentisi yoktur.
* Yarışmacı istediği kadar icat ile katılabilir . Ancak bir süre kısıtlaması vardır ve icatlar bu kısıtlı süre içinde sunulmalıdır.
* Her yarışmacıya icadını tanıtması için kısıtlı bir süre tanınacaktır.
* İsteyen yarışmacılar icatlarını tanıtmak için görsel sunumlardan da yararlanabilir.
* 18 yaşın altında olan ve finale katılmaya hak kazanmış yarışmacıların ebeveynlerinden en az birisinin yarışma sırasında bulunması şarttır.
* Taşınması zor icatlar film, fotoğraf ya da sunumlarla temsil edilebilir.
* Önelemelerde ulaşım ve konaklama yarışmacının sorumluluğundadır.